<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Metal Müzik</title>
	<atom:link href="http://www.metalfuns.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.metalfuns.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:33:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Alternative Rock</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/turler/alternative-rock/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/turler/alternative-rock/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:33:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/turler/alternative-rock/</guid>
		<description><![CDATA[Alternative Rock
1970&#8242;lerin sonunda hard rock&#8217;a bir alternatif sunmak amacıyla ortaya çıkmıştır.
Her ne kadar işleyişi hard rock&#8217;a benzetiliyorsa da akor ve ritimleri farklıdır.
Dinleyiciye farklı bir armoni anlayışı sunar. Asıl Tabanı punk rock&#8217;tır.
Progressive Rock, indie rock, brit pop, indie pop gibi birçok farklı müzik türünü içinde barındırır.
İçinde birçok müzik türü barındırdığı için tek kültürün aksine çoğu kültüre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="alternative_rock">Alternative Rock<br />
1970&#8242;lerin sonunda hard rock&#8217;a bir alternatif sunmak amacıyla ortaya çıkmıştır.<br />
Her ne kadar işleyişi hard rock&#8217;a benzetiliyorsa da akor ve ritimleri farklıdır.<br />
Dinleyiciye farklı bir armoni anlayışı sunar. Asıl Tabanı punk rock&#8217;tır.<br />
Progressive Rock, indie rock, brit pop, indie pop gibi birçok farklı müzik türünü içinde barındırır.<br />
İçinde birçok müzik türü barındırdığı için tek kültürün aksine çoğu kültüre uyum sağlar.<br />
Günümüzde en çok tercih edilen rock dalıdır.<br />
Alternatif Rock adına batıdaki en çok ses getiren grup Nirvana ülkemizde ise Mor ve Ötesi&#8217;dir.<br />
Ülkemizde başlıca temsilcileri Mor ve Ötesi, Şebnem Ferah ve Hayko Cepkin&#8217;dir<br />
Dünya&#8217;da ise Nirvana, Coldplay, Muse, R.E.M, İnflames, Placebo, Pixies, Oasis, My Chemical Romance<br />
gibi gruplar örnek verilebilir. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/turler/alternative-rock/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doom Metal</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/turler/doom-metal-2/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/turler/doom-metal-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:33:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/biyografi/doom-metal-2/</guid>
		<description><![CDATA[Doom Metal
“Doom Metal&#8230;Kötü kader, yazgı” anlamına gelen iç karartan metal. Acelesi olmayan, uyuşmuş, durgun, sıkkın metal. Thrash Metal “hız”a odaklanırken, Doom Metal için tek bir kelime söylenebilir: “yavaşlık”. Oldukça ağır gitar riffleri ve melodik vokal bu metal türünü etkileyen öğelerdir. Black Sabbath, yeryüzünün en ve ilk baba metal grubu, ilk dönemlerinde ağır ve yavaş rifflere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="doom_metal">Doom Metal</span></p>
<p>“Doom Metal&#8230;Kötü kader, yazgı” anlamına gelen iç karartan metal. Acelesi olmayan, uyuşmuş, durgun, sıkkın metal. Thrash Metal “hız”a odaklanırken, Doom Metal için tek bir kelime söylenebilir: “yavaşlık”. Oldukça ağır gitar riffleri ve melodik vokal bu metal türünü etkileyen öğelerdir. Black Sabbath, yeryüzünün en ve ilk baba metal grubu, ilk dönemlerinde ağır ve yavaş rifflere odaklanmıştır. O yüzden Black Sabbath, ilk Doom Metal grubu olarak gösterilebilir. Doom Metal’in önemli bir alt kolu olan “DoomDeath” ise Doom’un yavaşlığını Death Metal vokaliyle birleştirir. Bu türün mucitleri ve krallarıysa (Doom’un üç babası olarak bilinen) üç İngiliz Doom grubudur: Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema. Sırf bu üç gruba bakarak bile Doom’un metal müzikte nasıl bir yere sahip olduğunu görmek hayli mümkündür.</p>
<p>Black Sabbath’ın ilk günlerinden günümüzün modern Doom’ metaline&#8230;</p>
<p>70’lerin ilk Doom grupları</p>
<p>Çoğu insan, Black Sabbath&#8217;’ın tüm Heavy Metal ve alt gruplarını en çok etkileyen grup olduğuna katılır. Doom Metal grupları da bunun içindedir. İlk albümleri “Black Sabbath”, “Paranoid”, “Master of Reality”, “Vol.4”, “Sabbath Bloody Sabbath” ve “Sabotage” şüphesiz ki birer başyapıttır. Ve bu albümler olmasa da belki şu anda Doom Metal de (hatta genel anlamıyla metal) olmayabilirdi.</p>
<p>Black Sabbath&#8217;’ın çağdaşlarından çok ayrı bir müzik yaptığı ve metali bugünlere kadar getirdiği açık. Ama onlardan da önce, 60’ların sonları ve 70’lerin başlarında bazı Doom-Metal prototipleri bulmak ta mümkün. Bunlar tabiki gerçek anlamıyla Doom değildi, ama sonradan Doom Metal’i şekillendirecek sayısız riffler barındırıyorlardı. Bu tip şarkılardan biri de Iron Butterfly’ın “Inna Gadda Da Vida”sıydı.</p>
<p>Black Sabbath&#8217;’la aynı dönemde bulunan gruplardan biri, Pentagram ilk Doom grupları arasında sayılır. Pentagram’ın ikizi olarak gösterilen diğer bir grup Bodemon da “erken Doom Metal” için ilk ve en iyilerden biridir. Bu gruplar doğal olarak Black Sabbath’ın bir hayli etkisindeydi ama onlar daha çok müziğin “durağan ve kasvetli” kısmına odaklanmışlardı. Böylelikle de dünyanın ilk Doom Metal kayıtlarını oluşturmuşlardı.</p>
<p>80’ler&#8230;</p>
<p>1980’ler gerçek anlamda ilk Doom Metal hareketlerini barındırır. Bu dönemler Def Leppard, Warrant ve Bon Jovi gibi grupların öne çıktığı ve “Heavy Metal” ustaları olduğu, bunların yanında Thrash, Speed ve Death Metal’&#8217;in de metal camiasını kasıp kavurduğu yıllardır.</p>
<p>Bu dönemlerde basın, deri ceket giyen ve saçını uzatan herkese pis ve aşağılayıcı bir tavırla “Heavy metalci” damgasını yapıştırıveriyordu. Ama bu yıllarda “Doom-Metal’in kralını yapan” ama basının tavrı yüzünden hep gölgede kalan pek çok ta kıyıda köşede kalmış grup vardı. 80’ler ayrıca bir diğer yarı-hızlı metal türü olan N.W.B.H.M, açmak gerekirse “Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal”in de son demlerini yaşadığı yıllardı. Kısacası Speed ve Thrash Metal’in alıp başını yürüdüğü bu yıllarda, Doom Metal hep gölgede kaldı, dışlandı. Ama bu yıllar aynı zamanda Doom Metal’in kendini gizli gizli de olsa çok iyi geliştirdiği yıllardı.</p>
<p>80’lerin Doom’u en çok geliştiren gruplarından birisi Trouble’&#8217;dı. Aslen Chicago’lu olan bu grup 1979’da kurulmuş ama 1984’de adını duyurmayı başarabilmişti. Trouble, Heavy metalin yavaş çekimine benzeyen ve Black Sabbath’dan hayli öğe barındıran bir müziğe sahipti. Ama grup aşırı dinci (Hristiyan) olduğu ve bunu da sözlerine yansıttığı için sonraları White Metal (namı diğer: Christian Metal) olarak anılmaya başlandı.</p>
<p>Bir başka Doom grubu Saint Vitus ise belki de (Candlemass ile birlikte) Doom Metal’e en büyük etkiyi bırakan gruptur. İlk çalışmaları Black Flag’i (hardcore grubu) andırsa da, sonraları yarı-Doom bir müziğe sahip olmuşlardır. Grubun lideri Wino ise şu anda dahi Doom Metal’in en efsane adamlarından biri olarak gösterilir. Hem ilk grubu The Obsessed, hem de sonraları Saint Vitus’ta Doom Metal’e katkısı çok büyük olmuştur.</p>
<p>1986 senesinde İsveç’li grup Candlemass; “Epicus Doomicus Metallicus” albümünü çıkardı ve bu albüm erken dönem Doom Metal için bir başyapıt sayıldı. Bu albüm Black Sabbath’ın (ve Ozzy’nin) eski tarzına sahip olsa da modern etkilere de sahipti. Candlemass’in en iyi yıllarıysa temiz, derin ve çok özel bir vokale sahip olan vokalist Messiah Marcolin’li dönemi oldu. “Doom Metal nedir?” diye merak eden yeni heveslilerin As It Is, As It Was: The Best Of Candlemass” (1994) albümünü dinlemeleri bu bakımdan hayli faydalı olacaktır..</p>
<p>80’lerin sonlarına damgasını vuran bir diğer Doom grubuysa Cathedral&#8217;’dir. Grubun lideri Lee Dorrian, 1989 yılında Napalm Death’den ayrıldığında kimse ondan böylesi bir &#8220;u&#8221; dönüşü beklemiyordu. (Çünkü Napalm Death bir Grindcore grubudur, yani Doom’a belki de en uzak metal türüdür.) Napalm Death’in ultra hızlı müziğine zıt bir biçimde Cathedral’in ilk albümü ultra yavaş oldu. Ama grup, seneler geçtikçe Doom Metal’den yavaş yavaş sıyrılıp 70’lerin rock müziğine heves sardı..</p>
<p>ve 90’lar&#8230;</p>
<p>90’ların başlarında Doom Metal bazı değişikliklere uğradı. Death Metal’in meşaleyi ele almasıyla Doom Metal de rahat bir nefes aldı ve adeta tekrar dirildi. Böylece bu yıllarda pek çok Doom-Death yapan grup kuruldu. Ve yazının girişinde de belirtildiği gibi bu gruplar arasında aynı müzik şirketine (Peaceville) ve aynı ülkeye (İngiltere) sahip üç grup döneme damgasını vurdu. Şa anki Doom-Death türünü yarattı.</p>
<p>1990 senesinde ilk atağı Paradise Lost yaptı, kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini çıkardı. İlk albümlerinde Death Metal daha ağır bassa da ikinci albümleri “Gothic” (1991) ile neredeyse modern Doom’u tek başlarına yeniden oluşturdular. Aynı sene My Dying Bride ise “Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium” isimli ilk resmi albümünü çıkarmıştı. İkinci albümleri “Turn Loose the Swans” (1993) ile de Doom Metal’in en iyileri ve özellikle 90 sonrası Doom Metal’in geliştiriceleri arasına girmeyi başardılar. Albümleriyle tüm dünyaya Doom Metal’i tekrar tanıttılar. Aynı misyona sahip bir diğer grupsa Liverpool’lu Anathema’ydı. (Sonraları gruptan ayrılıp “The Blood Divine”ı kuran) Darren White’ın vokaliyle Anathema, sadece Doom değil, genel anlamda metal seven tüm 90 sonrası gençliğinin en sevdiği gruplardan biri oldu. Sıkılgan, kasvetli ve hüzün dolu müziğiyle döneme damgasını vurdu.</p>
<p>Ayrıca bu yıllarda Doom’un bir diğer önemli temsilci de Earth grubuydu. (Yanlış anlaşılmasın, Black Sabbath değil) Sabbath’dan en çok etkilenen gruplardan biri olan Earth, Doom’un üzerinde öyle etkili oldu ki yaptıkları müziğe “Drone-Doom” adı verildi. Bu müzik, Doom’un daha aşırısıydı.</p>
<p>90’ların ortalarında metal müziğin “deneysel” bir çabaya girişimi Doom Metal’i de etkiledi. The 3rd and the Mortal gibi gruplar Doom’a daha atmosferik bir tarz kattılar ve tüm albümleri boyunca (belki de ilk kez) bir bayan vokal kullandılar. Bu deneysel girişimler şu anda var olan pek çok Doom Metal türünün ortaya çıkmasına sebep oldu; Esoteric, Evoken, Skepticism gruplarının yavaş ve “duygusuz” müziğinden, Theatre of Tragedy ve benzer grupların Gothic-Doom Metal türü melez karışımlarına kadar.</p>
<p>Doom Metal’i vuran bu deneyselcilik sayesinde türler arasındaki sınırlar ortadan kalktı ve doğrusunu söylemek gerekirse Doom-Metal önüne gelen her türle çiftleştirilip orijinalliğini yitirdi. Doom Metal’in dev grupları dahi kendi yarattıkları bu türden uzaklaştı. Ama unutmayalım ki tüm bu yeni tarzların yanında halen 80’lerin klasik Doom Metal’ini yapan pek çok grupta mevcut&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/turler/doom-metal-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>heavy metal</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/turler/heavy-metal-2/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/turler/heavy-metal-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:31:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/turler/heavy-metal-2/</guid>
		<description><![CDATA[Heavy MetaL
Agresif yapısı, akıcı ritmleri, yüksek frekanslı gitarları, bambaşka vokalleri ve karanlık temalı yapısıyla rock müziğinin bir formu olarak karşımıza çıktı Heavy Metal. Aslında biraz daha derin bakacak olursak heavy metal; blues rock ve pop müziğin evrim geçirip değişmesiyle ortaya çıktı. 1967 ve 1974’teki ilk dalgalanma tamamen pop ve blues ürünüydü. 1991 senesinden sonra Heavy [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="Heavy Metal">Heavy MetaL</p>
<p>Agresif yapısı, akıcı ritmleri, yüksek frekanslı gitarları, bambaşka vokalleri ve karanlık temalı yapısıyla rock müziğinin bir formu olarak karşımıza çıktı Heavy Metal. Aslında biraz daha derin bakacak olursak heavy metal; blues rock ve pop müziğin evrim geçirip değişmesiyle ortaya çıktı. 1967 ve 1974’teki ilk dalgalanma tamamen pop ve blues ürünüydü. 1991 senesinden sonra Heavy Metal; Hard Rock türlerine ve Grunge’a dönüşmeye başladı&#8230;.</p>
<p>İlk Örnekler Ve Etkileri</p>
<p>İngiliz grupları arasında hayli popüler olan ve bir çoğuna ilham kaynağı haline gelen Amerikan Blues müziği, Rolling Stones ve The Yardbirds gibi rock grupları tarafından temposu artırılmış, akustik yerine elektro gitar kullanılmış halleriyle tekrardan derleniyordu. (Bu etkilenme sadece blues&#8217;dan değildi tabi, rock ‘n&#8217; roll’un da -özellikle Elvis Presley-etkisi büyük oldu) Blues müziğin bu şekilde güçlenmesi entelektüel ve sanatsal çevreler arasında merak uyandırdı. Müzisyenler, tecrübelerini, düşüncelerini, hislerini insanlara amfilerle güçlendirilmiş bu gitarlarla daha yüksek, daha şiddetli aktarma yolunu seçtiler. Bateristler tarzlarını, elektro gitarların yüksekliğine ulaşabilmek için blues-rock tarzının basit ve tek düze davulundan, daha güçlü, daha şiddetli, daha kompleks bir hale getirirken, amfilere güvenen vokalistler ise tekniklerini değiştirerek hatta geliştirerek, daha şekilli, yer yer daha dramatik bir hale büründüler..</p>
<p>Amfilerin sayısız avantajları ve yeni kayıt teknolojilerinin gelişmesiyle, heavy metal gücünü iyice hissettirmeye başladı. Genel kanı olarak heavy metal; Led Zeppelin ve Black Sabbath ile , 1960’larda İngiltere’nin Birmingham bölgesinde, geleneksel blues standartlarının dışında hatta ötesinde bir müzikle ortaya çıktı. Her iki grupta, blues-rock’ta kullanılan gitarın sesini yükselten ve Amerikan müziği ile Avrupalı beyaz rockerlar arasında köprü kuran Jimi Hendrix gibi isimlerin de olduğu Amerikan &#8220;psychedelic rock&#8221; müzisyenlerine büyük ilham kaynağı oldu. Bazı gruplar ise başka türlü etkilendiler bu gruplardan. Mesela Vanilla Fudge psychedelic pop tınılarını, heavy metal’in ortaya çıkmasında büyük katkıları olan İngiliz, The Who ve The Kinks gibi biraz daha aşağı çekti. Öteki anahtar grup ise, heavy metalde üç kişilik grupların mevcudiyet örneği olan Cream’di. Bazıları için ise The Beatles, kullandığı distortion ve yoğun aranjmanlarıyla metalin ortaya çıkmasında katkısı bulunan anahtar gruplardandı. Belki de ilk heavy metal şarkısı olarak The Kinks’in 1965 yılında yaptığı You Really Got Me yi gösterebiliriz. Fakat metal otoriteleri bu konuda bir anlaşmaya varabilmiş değiller. Bazıları Blue Cheers’ın 1968&#8242;lerin sonuna doğru yaptığı Summertime Blues derlemesini ilk heavy-metal şarkısı olarak gösterirken, bir grup Beatles’ın Helter Skelterini bir grup da The Jeff Beck Group’un Truth albümünü, bir kısım da Led Zeppelin’in Led Zeppelin albümünü ilk metal şarkıları olarak göstermekte-ki Led Zeppelin’in çıkışıyla bütün dünya heavy metalin doğuşunu kabul etmekte.</p>
<p>Heavy Metalin Kökleri.</p>
<p>Heavy Metal teriminin nereden çıktığı tam olarak bilinmemekte. Bir inanca göre bu terim, William S. Burroughs’ın 1962’de yazdığı The Soft Machine adlı romanın karakteri Uranüslü Willy, the Heavy Metal Kid’den ortaya çıktı. 1964’te yazdığı ikinci roman Nova Express’te ise yarattığı heavy metal temasını geliştirerek uyuşturucu bağımlılarına bir metafor haline getirdi. Romanların anlattığı diğer konu ise gittikçe mekanikleşen dünya ve programlanmış hayatları sonucu makineleşen insandı.</p>
<p>Hastalıkları, uyuşturucuları ve parazit hayatları - Uranüsün Heavy Metal İnsanlarının dört bir yanı buharlaşmış mavi banknotların yarattığı sis ile kaplıdır- ve metal müzikleriyle Minraud’un böcek insanları Burroughs, William S. (1964) Nova Express. New York: Grove Yayınları. Sayfa, 112. Blue Öyster Cult’un prodüktörü, menajeri ve şarkı sözü yazarı olan Sandy Pearlman, 1970’te heavy metal terimini rock müziğinin içine sokan ilk kişi olarak tarihe geçti&#8230;</p>
<p>1960’ların sonuna doğru Led Zeppelin, Black Sabbath, The Move gibi grupları çıkaran Birmingham endüstrinin kalbi halindeydi ve bazıları heavy metal teriminin buradan çıktığını iddia ediyordu. The Move da, biyografilerinde bu iddiayı destekliyordu.</p>
<p>Bir başka iddia da -ki muhtemel- bu terimin 1967 yılında Jimi Hendrix’in yaptığı müziği tanımlamak amacıyla gökten düşen heavy metal gibi sözüyle ortaya çıktığıdır. İddialar bitiyor mu? Hayır! Başka bir iddia ise bu sözün Steppenwolf’un 1968’de çıkardığı Born to be wild şarkısında geçen heavy metal thunder cümlesinde geçtiğidir:</p>
<p>&#8220;I like smoke and lightning<br />
Heavy metal thunder<br />
Racin&#8217; with the wind<br />
And the feelin&#8217; that I&#8217;m under&#8221;</p>
<p>Heavy kelimesi (ciddi ve derin anlamında kullanılmakta) daha önce Iron Butterfly’ın 1968’de çıkardığı Heavy adlı ilk albümü ile hippi ve şehir argosuna girdi.. Gerçek şu ki daha sonra Led Zeppelin’in heavy metal ismiyle bütünleşmesi sonucu, terim şu an kullanılan anlamını kazandı.</p>
<p>Kökeni yüzünden ilk başta sadece belli bir kesimin kabullendiği heavy metal terimi daha sonra hayranları tarafından da kabul gördü. Deep Purple gibi kökeni progresif rock olan gruplar ise kendilerini daha sert ve daha iyi ifade edeceklerine inandıkları heavy metal havuzunun içine attılar.</p>
<p>1970’lerin heavy metal tarihi, müzik tarihçileri tarafından sık sık görüşülüp tartışılmıştır. Bazıları, hair metal&#8217;in pop kitlesini kendisine çektiği 1980’lerde büyük başarı yakalayan Blue Öyster Cult gibi grupları örnek gösterip bu döneme maddi çıkar devri dese de çoğu tarihçi bu grupları önemsemeyip Eddie Van Halen ve Randy Rhoads gibi klasikler üzerine yoğunlaşır. 70 sonlarının genç kuşağa hitap eden (ve en büyük örneği Sex Pistols olan) punk rock&#8217;ı da kimileri için çok önemlidir. 1980’lerde Iron Maiden ve Judas Priest gibi İngiliz gruplarla beraber doğan Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal’i de(N.W.O.B.H.M) heavy metal tarihi için çok parlak bir dönemdir. Aynı senelerde heavy metal, hardcore, punk, ve alternative rock&#8217;ı da etkilemiş, ortaya death metal gibi yeni alt türler çıkmaya başlamıştır.</p>
<p>Jimi Hendrix’in önceki senelerde öncülüğünü yaptığı gitar ustalığı bayrağını 70 sonlarında Eddie Van Halen aldı. Van Halen’ın 1978 yılında çıkardığı solo albüm Eruption çoğu tarihçi tarafından bir dönem noktası olarak nitelendirildi. Ritchie Blackmore (Deep Purple), (Ozzy Osbourne ile birlikte) Randy Rhoads ve Yngwie Malmsteen ise gitara daha da yoğunlaştı, böylece klasik gitarlar da artık heavy metal konserlerinde kullanılmaya başlandı. Heavy metalde yaşanan bu patlamayı sonradan Ronnie James Dio, Judas Priest ve belki de saf heavy metal yapan son grup olan Iron Maiden sürdürdü. Özellikle Iron Maiden’dan sonra metal, saldırganlığın limitini aştı ve müzikal anlamda çok büyük sıçrama yaptı.</p>
<p>Metal müzik Avrupa ve Amerika&#8217;da farklı kulvarlarda ilerliyordu. Iron Maiden ve çağdaşları Avrupa metalini ilerletirken Amerika&#8217;da, özellikle Los Angeles&#8217;ta Mötley Crüe ile başlayan bir hair metal furyası vardı. 80’ler boyunca hair metal Amerika’yı ve pek çok ülkeyi etkisi altına aldı. Def Leppard, Ratt, Poison ve Guns n&#8217;Roses gibi devler de buna yardım etti. Hair metalin yaptığı müzik belirli bir görüşü savunsa da bu tür çoğu zaman doğal ve akışında ilerleyen has bir metal türü olarak görülmedi. 90’lara gelindiğinde ise punk rock’dan etkilenmiş bir alternatif rock müziği ortaya çıktı: grunge. Özellikle Seattle dünyaya pek çok grunge grup kazandırdı. Nirvana, Pearl Jam ve Soundgarden grunge müziğin en büyük isimleri oldu.</p>
<p>Klasik rock parçalarının coverları da çoğu metal grubunun repertuarında yer edindi. Örnek vermek gerekirse heavy metal öncesinin efsanesi The Beatles grubunun Helter Skelter şarkısı. Dönem gereği metal ruhunu verebilen ama müziğini veremeyen bu şarkının Mötley Crüeversiyonu bu coverlar içinde en önemli ve en faydalılarından biri olmuştur.</p>
<p>Hatırlanması gereken bir diğer nokta da heavy metalin, Afrika-Amerika’dan gelen ve siyahların elinde olan blues-rock’ın tam zıttı yani &#8220;beyaz olduğu yanılgısıdır. Bu yanılgının oluşmasının sebebi dinleyici kitlesinin ve metal müzisyenlerinin çoğunun beyaz olmasıdır. Ama unutmamak gerekir ki bu iddiayı kıran gruplar da metal tarihi içinde var olmuştur. Hem müzisyenleri hem de dinleyicileri karma olan bu gruplardan Thin Lizzy’s Phil Lynnott ve Living Colour sadece ikisidir..</p>
<p>Heavy Metalde Enstrümantal</p>
<p>Metal müzikte kullanılan enstrümanlar genelde şu şekildedir: bir bateri, bir bas gitar, bir ritim gitar, bir lead (lider, öncü) gitar, bir vokal ve bazen bir klavye. Tüm bunların içinde heavy metalde en önemlisi tabiki gitar[b]&#8216;dır. Gitarların amplifikasyonu ve elektronik geçişler sesi kalınlaştırmak için kullanılır. Heavy metal vokalistlerinin de çeşitli üslupları ve tarzları vardır. Boğazı yormayan temiz vokallerden, hırıltılı çıkan derin vokallere, çığlığı andıran yüksek ve tiz tonlardan böğürtülü brutal vokale. Örneğin [b]black ve death metal bozuk ve gırtlaktan gelen bir vokale eğilimlidir. Hatta bazen vokalistin ne söylediğini anlamak bile güç olabilir. Çoğu zaman vokal o kadar ham ve işlenmemiş durur ki (Cannibal Corpse gibi) tekrar etmesi ya da eşlik etmesi çok güç olabilir. Ama tüm bunların aksine gayet anlaşılır ve düz vokaller de seçilebilir.</p>
<p>Karmaşık sololar ve riffler heavy metal için çok önemli öğelerdir. Heavy metalde gitarın ve baterinin bir standardı varmış gibi gözükse de müzik her zaman sınırsızdır ve her şeye açıktır. Finlandiyalı Apocalyptica buna güzel bir örnektir. Adeta kendi heavy metal türlerini yaratan grup kategorize edilmesi zor bir şekilde metalin karanlık tarafını müziğiyle işler. Kendi stillerini yaratmak için soundlarına bozuk ritimlerden koro vokallere kadar pek çok alkışı hakeden orijinal öğeler katmışlardır.</p>
<p>The Who ile birlikte ilk dönem heavy metal örneklerinden olan Amerikalı grup Grand Funk Railroad, sahne şovlarında ses seviyesine önem veren belki de ilk gruplardandır. Sesin derecesi, heavy metalde neredeyse müzik kalitesi kadar çok önemli bir faktördür. Heavy metali sırf yüksek sesi yüzünden dinleyip tatmin olan kitlenin sayısı azımsanmayacak kadar az olmamıştır. Özellikle Motörhead ve Manowar yüksek ses bakımından heavy metalde önemli gruplardır. Hele hele Manowar, tarihi boyunca hep en yükses sese sahip grup olarak övünmüş, hatta bu konuda rekorlar dahi denemiş ve kırmıştır. (1984 yılında yaptıkları şarkı All Men Play On Ten bunu anlatır.)</p>
<p>Heavy Metalin Teması</p>
<p>Bir sanat türü olarak Heavy Metal, müzikten çok daha fazlasıdır; dinlenebilir olması kadar görseldir de. Albüm kapakları ve sahne şovları müziğin kendisi kadar önemlidir. Bu yüzden Heavy Metal tarihi boyunca çoğu sanatçı işbirliği içine girmiş, dinleyicilere geniş bir perspektif sunmuştur. Bu bakımdan Heavy Metal, tek bir metodla icra edilen diğer tüm sanat biçimlerinden bile ayrılabilir. Çünkü resim görsel olarak, semfoni işitsel olarak icra edilirken bir Heavy Metal grubunun imaj’ı ve ortak tema’sı albüm kapağından sahne tasarımına, şarkı sözünün tonundan müziğin sesine kadar pek çok öğeyi birleştirir.</p>
<p>Rock tarihçileri Batı pop müziğinin, Heavy Metal’i gerçekten uzaklaşan, fantastik lirikler yazma konusunda etkilediğini düşünür. Afrika-Amerika Blues müziği ise Heavy Metal&#8217;e kaybetme, depresyon, yalnızlık gibi saf gerçekliği katmıştır.</p>
<p>Eğer Heavy Metal, işitsel / tematik öğelerini blues müziğinden almışsa, görsel özelliklerini de pop müzikten almıştır. Karanlık, şeytan, güç ve kıyamet temaları, hayatın problemlerinin gerçekliğini dile getiren fantastik dil özellikleridir. Bunların yanında, 1960’ların hippi kültüründen gelen barış ve sevgi nin reaksiyonu olarak Heavy Metal bir karşı-kültür olarak gelişmiş, karanlığın yerine ışık, pop müziğin mutlu sonu yerine de saf gerçeklik gelmiştir. Dinleyiciler her ne kadar Heavy Metal’in mesajının karanlık olmadığını iddia etse de eleştirmenler gerçekliğin negatif yönlerini yücelttiği için Heavy Metal’i suçlamıştır.</p>
<p>Heavy Metal’in temaları 50, 60 ve 70&#8242;erin neşeli pop kültüründen daha ağır ve ciddidir; savaşa, nükleer yıkıma, çevresel sorunlara, siyasi ve dini propagandaya odaklıdır.</p>
<p>Black Sabbath’ın War Pigs’inin ve Ozzy Osbourne’ün Killer of Giants’ının dönemin sorunlarının tartışılmasında büyük katkıları olmuştur. Gerçeğin yorumlanması Heavy Metal&#8217;de bazen çok basit olabilir; çünkü onun fantastik ve şiirsel dili karanlıkla aydınlığı, umutla düş kırıklığını, iyiyle kötüyü, grinin gölgesinde hiç kalmadan ayırabilir.</p>
<p>Bazıları Heavy Metal’le aşk şarkılarını ayrı yerlere koysa da çoğu hair metal şarkısı aşk konusuna odaklıdır. Biraz açmak gerekirse; 80’lerin hair metal’i, 70’lerin parlak rock hareketinin son dönemi, bitiş devridir. İkisinin arasındaki (makyaj ve sıradışı kostümler gibi) görsel benzerlikler bu tartışmayı daha da zora sokar. Rock, şiirsel olarak cinsel belirsizlik, özgür ifade ve bireyselliğe dayanırken hair metal, kesin ve emin bir şekilde daha maço ve heteroseksüeldi. Tabi diğer bir fark ta hair metal&#8217;in siyasi ve toplumsal sorunlara da diyecek bir lafı olmasıydı. Sonuç olarak, saf Heavy Metal kendisini pop kültürün asla merkezine değil, kıyısına köşesine koymuştur. Bu konumun yer yer merkeze doğru kayması ise sadece sanatçılık şerefini ve mesaj verme fırsatını bir kenara atıp ticari yaklaşımlarda bulunmakla olabilir.</p>
<p>Klasiklerin Etkisi</p>
<p>Heavy Metal’in klasik müziği benimsemesi Mozart ve Franz Liszt’den ziyade Bach ve Paganini’nin bıraktığı etkiye dayanır. Deep Purple ve Rainbow’un gitaristi Ritchie Blackmore 70’lerin başından beri klasik müziğin miras bıraktığı müzikal figürasyonlarla ilgileniyordu, Van Halen’in 78 yılında çıkardığı ilk albümü Eruption ise metalde klasik metal virtüözlüğü için çok önemli bir gelişmeydi. Aslında metal müziğin 80’li yıllarında görülen klasik müzik etkisi 18. yüzyılın ilk dönemlerinden gelir. Batı sanat müziğinin Barok dönemi de gotik öğeler olarak metale geçmiştir. Örneğin Ozzy Osbourne’un Mr Crowley (1981) albümünde Barok sanatından esinlenen gitar soloları ve Ozzy’nin efsane okultist Aleister Crowley’e yazdığı lirikler bulunuyordu. Yine de klasik sanat müziğinin tekniğini ve üslubunu kullanan metal müzisyenlerinin, klasik müzik yapmak ya da bir klasik müzisyen olmak gibi niyetleri yoktu.</p>
<p>Encarta Ansiklopedisi&#8217;nin iddiasına göre bir metni müzikle birleştirirken, Bach , metinin sözel gücüne eşdeğer bir müzik yazardı. Heavy Metal de kıyamet, karanlığın gücü gibi temaları işleyen metinleri müziğe çevirirken müzikle metinleri eşdeğer tutmaya çalışır. Bunun en güzel örneği Iron Maiden’ın Powerslave isimli konsept albümüydü. Kapağında dramatik bir Mısır piramiti manzarası olan bu albümün parçalarının genel konusu ölüm ve yaşamdı ve müzik te bu konuyu destekliyordu. Bu albümün parçalarından birinin adı da İngiliz romantik akımının önemli temsilcisi Samuel Taylor Coleridge’in klasiği The Rime of the Ancient Mariner (Yaşlı Denizcinin Şiiri) idi.</p>
<p>Önemli Sanatçılar</p>
<p>60’ların ilk müjdecilerinden, 80 sonralarının alt türlerini yaratanlara kadar Heavy Metal tarihi tartışılırken, üç ana aşamada bazı kilit, çok önemli sanatçıların adı listelenebilir. Bu sanatçıların tümünün İngiliz olması ise tesadüf değildir.<br />
The Beatles, The Who, The Rolling Stones gibi 60’ların efsane rock grupları.<br />
Led Zeppelin, Black Sabbath, Deep Purple gibi 70 ortalarının metale geçiş grupları.<br />
Iron Maiden, Judas Priest gibi 70 sonları ve 80 başlarının Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal akımı öncüleri.(N.W.B.H.M)<br />
Kendilerini Heavy Metal grubu olarak tanıtanlar tabiki son aşamada yer alan gruplardır. 1980&#8242;lerin ortalarında Heavy Metal öylesine bir patlama yapmıştır ki dinleyici kitleleri, müzik şirketleri ve fanzinler yeni alt türlere isim koymaya başlamıştır. O dönemlerde bu alt türler henüz belirsiz olduğu ve sınırları belirlenemediği için bir sanatçıyı bir alt türe koymak zor olmuştur. Ama bu alt türler içinde en önemlileri başını Metallica ve Slayer gibi Amerikalı grupların çektiği thrash metal ve Ratt, Guns N’ Roses gibi yine Amerikalı grupların öncülüğünü yaptığı hair metal olmuştur. Bu dönemin diğer bir önemli grubu da tabiki Megadeth’dir. Thrash metal riffleriyle Judas Priest’in speed metal sololarını birleştiren Megadeth dönemine şüphesiz ki damgasını vurmuştur.<br />
Heavy rock müziğin sonradan oluşan diğer bir türü de, en bilinen grubu Seattle’lı Nirvana olan 1990’ların grunge müziği olmuştur. Heavy Metalin etkisi görülse de bu müzik, Heavy Metalin bir alt türü olarak sayılmaz. Gitar soloların olmayışı belki de grunge grupların Heavy Metal adı altında anılmamasının en önemli nedenidir.</p>
<p>Kültürel Etki</p>
<p>Heavy Metal’in yarattığı etki, insanların günlük hayatında da gücünü göstermiştir. Heavy Metal’in teşvik ettiği hedonist (hazcı) insan doğası ve anti-dindar görüşleri toplumlar arasında öylesine etkili bir alt kültür oluşturmuştur ki, özellikle müslüman ülkelerde siyah t-shirt giymek bir tutuklanma sebebi haline gelebilmiştir. Batı ülkelerinde de durum farklı değildir. Heavy Metal dinleyicileri Batı&#8217;da da düşük zeka seviyeli kara cahiller tarafından sürekli taciz edilmiş, dinledikleri müziğin hem şiirsel hem müzikal anlamda sanatın ta kendisi olduğu bazen unutulmuştur. Heavy Metal&#8217;in imajı televizyon dizileri ve Beavis and Butthead, Airhead gibi filmler sayesinde popüler kültürde yükselmiş, kitleler tarafından benimsenmiştir. Bunların yanında çoğu metal grubu da günlük hayatın içine kadar girebilen işaretler, simgeler yaratmış. Ronnie James Dio tarafından meşhur olan kötülüğün gözü (ticari amaçla olsa da) çoğu Heavy Metal seveninin simgesi haline gelmiştir.<br />
Heavy Metal, kostüm ve dış görünüm olarak ta çok belirli bir çizgi çizer. Uzun saç, deri ceket, metal takılar, dövme, küpe ve siyah renk bunlardan bir kaçıdır. Belki de diğer hiç bir müzik türünün böylesine karikatürize, net bir dış görünüm tarzı yoktur.</p>
<p>Alt Türler Ve Diğer Türlerle Bağlantılar</p>
<p>Heavy Metal kategorize etmesi güç bir şey kanıtlamıştır. Bazı metal fanları ve müziyenleri, oluşan bu türü ve alt türlerini değişmez sabit bir konsepte oturtmaya çalışsalar da diğerleri bu kısıtlamaya karşı çıkıp böyle bir sınıflandırmayı gereksiz buldular.</p>
<p>Heavy Metal, black metal, death metal, thrash metal ve diğerleriyle birlikte oluşan metal ailesi&#8217;nin dedesidir, en büyüğüdür. Çoğu metal türü kesin bir şekilde blues ve rocktan ayrılır, ama bazı alt türler Batı klasik müziğinin etkilerini de içerir. Bu sebepten dolayı, klasik heavy metal ve avant-garde black metal aynı aileye sahip olsa bile, ikisinin arasında önemli farklar bulunur. Saf Heavy Metal yapı ve ölçü itibariyle aslen blues kökenlidir. Black metal ve benzerleri ise her ne kadar ilk bakışta bozuk ve hızlı tekrar eden gitar sesleri gibi görünse de, klasik müzikten ilerlemiştir.</p>
<p>1970’lerin ortalarında kısa bir döneme sahip olan glitter rock için, Heavy Metal&#8217;in gerçek-fantazi karışımı temasının fantazi tarafı aşırı olanı denebilir. Iggy Pop, David Bowie, Alice Cooper ve Kiss bu alt türün en öncü ve önemli örnekleridir. En büyük öncüleri The Ramones, The Velvet Underground, The Stooges ve Sex Pistols olan punk rock da tıpkı heavy metal gibi öfkeli gençliğin sesi olarak doğmuş ama punk 1970’lerin Heavy Metal’inden çok farklı bir yöne gitmiştir. Heavy Metal’in ayrıca, tıpkı punk ve rock gibi aynı ruha sahip grunge’a da önemli etkisi olmuş, grunge’ın ilerlemesinde ve gelişmesinde de kayda değer bir rolü bulunmuştur.<br />
80’lerin başlarında Iron Maiden ve Motörhead gruplarının başı çektiği Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali de, metal müziğini (özellikle Avrupa’da) oldukça popüler yapmıştır. Bu periyod ayrıca orjinal Heavy Metal türünün zirvede olduğu dönem olarak ta bilinir&#8230;</p>
<p>Son olarak ;</p>
<p>Tüm bunların haricinde, Heavy Metal’den doğan pek çok başka alt tür, ve bu alt türlerden de doğan pek çok yeni alt tür vardır. Metal müziğin dedesi olan Heavy Metal ve onun oğulları, üreye üreye şu andaki köklü, asil ve kalabalık metal ailesini daha anlamlı bir ifadeyle &#8220;Metal Kültürünü&#8221; yaratmışlardır ve Metal sanatını dünyaya bahşetmişlerdir. Yazıda adı geçen, geçmeyen, metal müziğe bir notayla dahi katkısı olmuş herkese bu yüzden ve hayatlarımızı daha anlamlı kıldıkları için sonsuz teşekkürler. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/turler/heavy-metal-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nu Metal</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/turler/nu-metal/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/turler/nu-metal/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/turler/nu-metal/</guid>
		<description><![CDATA[Nu Metal
Nu-Metal bir rock müzik tarzıdır. 1990&#8242;lı yılların başında
Alternatif metal türünün değişime uğramasıyla ortaya çıkmıştır.
İcra edenler Hardcore punk, Heavy Metal ve Thrash metal gruplarından etkilenmişdir.
Nu metali heavy metalden ayıran en büyük özellik diğer metal grupları
kadar sert ve net şarkı sözleri bulunmaması ve zenginlik kaygısı içermeyen enstruman kullanımıdır[kaynak belirtilmeli].
Örnek olarak hemen hemen tüm nu-metal grupları gitar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="Nu Metal">Nu Metal<br />
Nu-Metal bir rock müzik tarzıdır. 1990&#8242;lı yılların başında<br />
Alternatif metal türünün değişime uğramasıyla ortaya çıkmıştır.<br />
İcra edenler Hardcore punk, Heavy Metal ve Thrash metal gruplarından etkilenmişdir.<br />
Nu metali heavy metalden ayıran en büyük özellik diğer metal grupları<br />
kadar sert ve net şarkı sözleri bulunmaması ve zenginlik kaygısı içermeyen enstruman kullanımıdır[kaynak belirtilmeli].<br />
Örnek olarak hemen hemen tüm nu-metal grupları gitar sololarından kaçınırlar.<br />
Metal müzikte vazgeçilmez olan müzikal elementlerin yerini turntable,<br />
rap vokal ve benzeri öğelerle doldurmaya çalışırlar.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/turler/nu-metal/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Punk rock</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/turler/punk-rock/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/turler/punk-rock/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/turler/punk-rock/</guid>
		<description><![CDATA[Punk kültürü; halka onlarla özdeşleşmedikleri ve insanlar arası sınıf farklarının olduğu sürece de özdeşleşmeyecekleri mesajını verdiler. Punk rock Amerikada 1960&#8242;ların sonunda ve 1970&#8242;lerde Avrupa ve Kuzey Amerikadaki pre-punk gruplarını da etkilemiştir. Özellikle The New York Dolls un etkilediği birçok punk grubu vardır.
Punklar içinde bulunduklan durumu protesto etmek için ellerindeki her malzeme ile bedenleri de dahil, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="Punk_rock">Punk kültürü; halka onlarla özdeşleşmedikleri ve insanlar arası sınıf farklarının olduğu sürece de özdeşleşmeyecekleri mesajını verdiler. Punk rock Amerikada 1960&#8242;ların sonunda ve 1970&#8242;lerde Avrupa ve Kuzey Amerikadaki pre-punk gruplarını da etkilemiştir. Özellikle The New York Dolls un etkilediği birçok punk grubu vardır.</p>
<p>Punklar içinde bulunduklan durumu protesto etmek için ellerindeki her malzeme ile bedenleri de dahil, kendilerini ironik bir biçimde &#8220;toplumsal atık&#8221; olarak sundular: Köle kıyafetleri, zincirler, deriler, dayatılan cinsiyetçi modaya karşı androjenlik, parçalanmış giysiler, rengarenk ve dikleştirilmiş rahatsız edici saç biçimleri ve punk sembollerinden bedene iliştirilmiş çengelli iğne&#8230; Punk antimodadır. Amacı geleneksel kalıplar içinde yaşayan topluma karşı algıyı bozmaya yönelik açık bir saldındır.</p>
<p>Punk estetiğinin yaratıcısı olarak kabul edilen Londralı modacı Vivienne Westwood (Sex Pistols&#8217;in doğuşunda da nedenlerinden olan &#8216;Sex&#8217; adlı dükkanın ortaklanndan) şu sözleri ile punk esetetiğinin &#8220;nedenini&#8221; açıklıyor:</p>
<p>&#8220;&#8230;Onun giysilerini giyrnek için cesur olmanız gerekir. sokakta yürürken tüm dikkatleri üzerinize çekeceksiniz. Bu tepkileri davet eden bir güç gösterisidir. Giysiler genellikle fikirleri sözlerden daha iyi anlatabilir. Bir kitap, bir poster ya da broşür kadar yıkıcı bir silah olabilir: Otobüste yanınızda &#8216;Anarchy in the UK&#8217; (Birleşik Krallıkta Anarşi) tişörtü ile oturan biri sizi anıda rahatsız eder.&#8221;</p>
<p>Punk stili ve modası İngiltere &#8216;de önem kazanıp mohawk punk stiliyle birleşmiştir. Mohawk etkisi aslında &#8220;Taxi Driver&#8221; filminde Robert De Niro&#8217;nun şaç şekliyle olmuştur.İngiltereli Richard Hell bu sac modelini biraz değiştirerek ve boyayarak bugünki punk saçının oluşumunu tamamlamıştır.</p>
<p>Fanzinler [değiştir]Punk kültürü kendi dayanışma ve iletişim ağını da yaratmıştı. Fanzinler. Kültür ve sanat endüstrisine ve sisteme karşı bir tokat olan fanzinlerin varoluş nedeni yadsıma, reddetme talebi ve çağnsıdır. Fanzinlerin punk eylem yaşam biçiminde oldukça önemli bir yeri vardır. (Yeraltı Edebiyatı) İlk Punk fanzini; &#8220;Sniffin&#8217; Glue&#8221;, Punkın; &#8220;kendi-başına yap&#8221; (do-it-yourself felsefesini ortaya çıkanyordu: bir gitar üzerinde üç akorun yerleri gösterilmiş ve şu başlık atılmıştı: &#8220;İşte size bir akor, işte iki tane daha, hadi şimdi gidip kendi grubunuzu kurun.&#8221;</p>
<p>Punklar arasında iletişim ve düşünsel ağ oluşturmasının yanısıra fanzinlerin yaptığı bir diğer önemli katkıda yıkıcı grafik tasanm estetiğini oluşturmasıydı. Çoğunluğu elle yazılan, siyah beyaz olan kaotik bir kolajla oluşturulup fotokopi ile çoğaltılan fanzinlerin sadece dış görünüşleri ile bile algıyı bozmaya, kalıplan yıkmaya yönelikti.</p>
<p>Günümüzde de bu gelenek punklar arasında sürdürülmektedir, aynı zamanda internete de taşınmıştır, internette yayınlanan fanzinlere e-zine ismi takılmaktadır.</p>
<p>Siyasi Yön  Punkların siyasi yönleriyle ilgili ana madde için bkz. Punk İdeolojisi</p>
<p>Punk rockçılar pek çok kez siyasi olayların içinde yer aldılar. Punk, her türlü kurulan düzeni, köleliği ve yönetimi reddeden Anarşi&#8217;yi seçmiştir. Pek çok Punk grubunun şarkı sözlerinde hükümetlere yöneltilen hakarete varacak eleştiriler, kadın hakları, hayvan hakları, ırkçılık karşıtlığı, savaş karşıtlığı gibi konular ele alınır. Öte yandan liberal punk grupları da mevcuttur.</p>
<p>En ünlü punk grubu olarak bilinen The Sex Pistols akımın öncülerindendir Kademeli olarak punk bir süre sonra daha çeşitli ve daha az minimalist olan müzik gruplarıyla The Clash gibi birleşerek onları da etkiledi . Ska ve rockabilly hatta hip-hop&#8217;u da etkileyerek şarkılarda punk&#8217;la aynı mesajların verilmesini sağladı. Şarkı sözleri isyankar,tahrip edici, politikaya karşı ve genelde anarşist içerikteydi.</p>
<p>Tarihte Hippy adı ile anılan sahte-uyuşturulmuş-muhalif kültür milyonlarca ebleh evcilleştirmekte oldukça başarılı olmuştu. Bu sahte muhalif kültür başarısını mass media&#8217;dan daha ziyade, 1950&#8242;lilerin beat generation radikal muhalefetini vahşi kapitalistlerin önünde savunmasız ve yalnız bırakmasına borçluydu. Başkalannı rahatsız etmeyecek kadar vasat olan bu insanlar daha sonra senetlerin, iş görüşmelerinin, ahizelerin arasında geçmişlerini hatırlamayacak kadar değişip kapitalistleşeceklerdi. Oysa punk kendi bedeni ve yaşam biçimi ile politikası, parodisi ve estetiği ile kesinlikle asi ve yıkıcıydı, ki hala birçok ülkede alt kültür muhalifliğinin en önemli unsurlarıdırlar.</p>
<p>Dadaizm Punk&#8217;ın bu yıkıcı tavrının köklerini dada akımının oluşturduğu söylenebilir. 1916-1922 yıllan arasında Dada kendisini de reddederek mevcut tüm toplumsal ve estetik değerlere şiddetli karşı çıkışı, anlamsızlığı ve antisanatı, provakatif parodisi, edepsiz mizahı ile yıkıcı sanatın temsilcilerindendir.</p>
<p>&#8221; .. .Bizim için birer HİÇSİNİZ Tanrılarınız gibi: HİÇ Bürokratlarınız, yöneticileriniz gibi :HİÇ Ressamlarınız, şairileriniz gibi: HİÇ Bana saldınp, dişlerimi sökseniz de suratınıza aptal öküzler olduğunuzu haykıracağım&#8230;&#8221; (Dada Manifestosundan)</p>
<p>Dadanın önce gelen simalanndan Mareel Duchamp; pisuvar, şişe askılığı, kar küreği gibi eşyalann üzerine sadece imzasını atarak ve birer sanat eseri olarak sergilediği &#8220;ready mode&#8221;leri (hazıryapıt/yapım) ile tanınmıştır.</p>
<p>Yaşam Tarzı [değiştir]Punk altkültürünün üyeleri genellikle punk, punkçı, punk rocker olarak anılsalar da doğru tabir punktır. Bunun yanı sıra kendilerini ifade etmek için çeşitli dereceleri ve terimleri vardır.</p>
<p>Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler. Çok azı bir işte uzun süre çalışmayı başarabilir, çoğunlukla işsizdirler.</p>
<p>Her ne kadar hippie kültürüne ait gördükleri serbest aşk konseptini reddetseler de, en az onlar kadar geleneksel evlilik kurumunu reddetmiş ve evlilik öncesi seks yapmışlardır.</p>
<p>Orjinal hareket fazlasıyla uyuşturucu ve alkol kullanımı içerir. Punk toplumunun birçok önemli figürü intihar ve aşırı doz uyuşturucu kullanımından ölmüştür. Bu sebeple Straight Edge akımının savunucuları alkol ve uyuşturucu kullanımını reddeder. Bu sebeple 80lerden sonra toplulukta eroin kullanımı büyük ölçüde azalmıştır. Ayrıca punk kültürü, halüsonejen maddeleri ve esrar kullanımını da reddeder, çünkü bunları yoğun olarak kullanan hippieleri aşağılamaktadır.</p>
<p>Punk camiası Punklar genellikle içinde bulundukları yerelde kurdukları gruplarla bir punk scene-punk sahnesi oluştururlar. Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır. Böylece dünyanın dört bir yanında her etnik gruba ait, onlarca farklı dilde punk sahneleri kurulmuştur.</p>
<p>Punkların kültürlerini ifade biçimleri içinde bulundukları yerlere göre değişim göstermektedir. Yerel Punk sahneleri kimi zaman yarım düzine kişiden kimi zaman binlerce kişiden oluşur. Ayrıca kültür kendi içinde Poseurlar ve Wannabeler bulundurur.</p>
<p>Poseur, punk kültürüne ait olmayan ama öyleymiş gibi gözükmeye çalışan, böylece ilgi çekmeye çalışan kişidir. Bunların yanı sıra günlük hayatlarını sıradan bir şekilde sürdüren ama Cumartesi günleri punk gibi giyinip sokağa çıkan gençler, yani müzikle ve ideolojiyle ilgisi olmayan sadece punk modasını takip edenler Cumartesi Punkı şeklinde adlandırılmaktadır.</p>
<p>Wannabe ise, punk altkültürüne ait olmayan ama kendisini bu kültürün bir üyesi zanneden kişilerdir. Wannabeler ise Türkiye&#8217;de çoğu toplulukta Tatlı Su Punkı veya Alsancak Punkı sıfatını alırlar.</p>
<p>Tipik bir punk sahnesinde, kayıtlar yapan ve şovlara çıkan (ufak konserler veren) punk grupları, bunların aktivitelerini duyuran fanzin yazarları, albüm ve şov afişlerini düzenleyen grafik tasarımcıları, punk aksesuarlarını ve kıyafetlerini tasarlayan modacılar bulunur.</p>
<p>Günümüzde internet sayesinde yerel punk grupları internet siteleri, dosya paylaşım programları, mp3ler ile kendilerini daha rahat ifade etme imkanı bulmaktadırlar.</p>
<p>Punk&#8217;ın Alt Kültürleri [değiştir]Goth, 70li yılların sonundaki post-punk akımından kaynaklanan gothic rock etkisiyle oluşan karanlık konulara ve giyime sahip alt kültürdür.<br />
Emo, 80lerin Washington D.C. punk sahnesinden kaynaklanan ve sonu kötü biten aşklar ve kalp kırıklıklarını konu alan müzikleriyle bir altkültürdür, fazlasıyla popüler oluşu sonucu &#8220;satılmış&#8221;(sold out) olarak tanımlanmış pek çok punk tarafından bütünüyle reddedilmiştir.<br />
Straight Edge, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı, evlilik öncesi cinsel ilişki gibi tüm kavramları reddeden, karşıt duruşa karşı duruş şeklindeki punk akımıdır. 80lerin Washington D.C. punk sahnesinde Minor Threat tarafından başlatılmıştır.<br />
Indie akımı ise punktan yalnızca D.I.Y. etiğini almış ve daha büyük şirketlerle çalışmayı reddeden ve ticari olmayan müzikler yapan grupları temsil eder.</span></p>
<p>http://www.matrock.net/portal/punk-rock.php</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/turler/punk-rock/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Rock Müzik</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/turler/rock-muzik/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/turler/rock-muzik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 23:28:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türler]]></category>

		<category><![CDATA[rock müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/biyografi/rock-muzik/</guid>
		<description><![CDATA[Rock müzik, bünyesinde bir çok müzik türünü barındıran bir tür olarak rock and roll&#8217;dan, and roll&#8217;un çıkarılmasıyla 1960 ların başında oluştu. rock müziği oluşturan bu müzikal alt türler de, kendi içlerinde alt türlere ayrılmışlardır. bu sebepten dolayı rock müziğin tarihini anlatırken, başlangıç noktası olarak rock&#8217;n roll dan yola çıkarsak büyük bir hata yapmış oluruz. çünkü; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="rock_muzik">Rock müzik, bünyesinde bir çok müzik türünü barındıran bir tür olarak rock and roll&#8217;dan, and roll&#8217;un çıkarılmasıyla 1960 ların başında oluştu. rock müziği oluşturan bu müzikal alt türler de, kendi içlerinde alt türlere ayrılmışlardır. bu sebepten dolayı rock müziğin tarihini anlatırken, başlangıç noktası olarak rock&#8217;n roll dan yola çıkarsak büyük bir hata yapmış oluruz. çünkü; rock müziğini de içine alan pop müzik türleri bir çok müzikal alt türlerin sentezinden meydana gelmiştir.</span></p>
<p>peki müzik türleri arasındaki ilk etkileşim ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleşmiştir? bu sorunun yanıtını 1730&#8242;larda amerika&#8217;daki, sonradan takılan ismi ile &#8216;büyük uyanış&#8217;ta bulmak mümkündür. &#8220;büyük uyanışlar, amerikan müziğini de derinden etkileyen dinsel bir uyanışın birbiri sıra ortaya çıkan iki dalgasıydı.&#8221;</p>
<p>birincisi dr. isaac watts adındaki bir ingiliz&#8217;e ait &#8220;hymms and spirituali&#8221;nin (1701) londra&#8217;da yayınlanmasıyla doğan ve 1739 boston baskısının yapılmasıyla amerika&#8217;nın bütün kentlerinde etkisi hissedilen yeni bir müzik anlayışının güneyin folk müziklerini etkilemesi sonucunda meydana gelmiştir. ikinci uyanış ise 1780-1830 yılları arasında yapılan kamp toplantılarında ortaya çıkan bir akımdır.</p>
<p>hıristiyanlaştırılmış siyahlar ayinlerini yaparlarken afrika dinsel törenlerinde görülen dairevi dans, çığlık atma, ritim tutma gibi öğeler dualara karışır. böylece siyahlar beyazlardan aldıkları spirituallerin içine atalarından miras kalan ritim ve coşkuyu katarak ortaya yeni bir tür müzik çıkarmışlardır. bu aynı zamanda dini müzikte siyah-beyaz ayrımını da doğurmuştur. beyazların spiritualleri oldukları yerde sayarken, siyahların yaptıkları bütün ülkeye yayılmakla kalmayıp, ülke dışına da çıkmıştır.</p>
<p>pek çok amerikan müziği gibi gospel de iç savaştan sonra güneyde spirituallerin devamı niteliğinde ayrı bir tür olarak kendini gösterir. spirituallere olduğu gibi gospellere de sadece siyahlara özgü diyemeyiz; ama pek çok siyah kiliselerinde ve siyah gurplarca icra edilmiştir.</p>
<p>19. yüzyılın sonunda kurulan pentacostalis ve hoolines kiliselerinde, afrika müziğindeki el çırpma ve ayakları yere vurma yoluyla yapılan müzik, gospel türünün ilk örneklerini oluşturur. gospel tarzında spirituallerden farklı olarak bu dünya ile ilgili vaatler daha baskındır; öbür dünya ise daha neşeli bir dille anlatılır. amerika&#8217;da, dini içerikli müziğin yanı sıra halkın ağızdan aktarım yöntemi ile günümüze kadar uzanıp gelen bir folk müzik kültürü vardır.</p>
<p>en eski folk şarkıları ya solo olarak ya da bir topluluk ile söylenmiştir. bu folk şarkılarına eşlik etmek üzere keman, banjo ve gitarın girmesi ile ilk pop müzik türlerinin temelleri atılmış olur. amerika&#8217;nın ilk pop müzik yıldızı jimmie rodgers&#8217;dir. rodgers, country ve boogie-blues harmanlaması yaparak; hillbilly, folk ve blues&#8217;dan aldığı sözleri birleştirerek country müziğin başlıca dayanağı halini almıştır. &#8220;rodgers, blues&#8217;u ödünç alan değil de hırsızlığını yapan ilk beyaz adam ve böylece country müziğin dominant modu haline gelenlerin sentezini yapan sanatçı olarak düşünülebilir.&#8221;</p>
<p>bu yıllarda güney eyaletlerine yapılan ilk taşra gezileri sonucunda paramounts records, blues müziğin babası olarak anılan blind lemon jefferson&#8217;a ilk plağını yapar. bu tarihten sonra, jefferson, kendinden sonraki bütün blues ve rock müzisyenlerini etkileyecek kalitedeki parçalara imza atmıştır. rock&#8217;n roll; ragtime, blues, boogie, country, gospel gibi müzikal alt türlerin harmanlanması sonucu oluşmuştur. bu alt türlerden rock&#8217;a geçişteki son yapı taşı r&amp;b&#8217;dur (rhtyhm and blues).</p>
<p>bu geçiş esnasındaki en önemli kişilerden biri robert johnson&#8217;dır. (1911-1938) esasında delta blues müzisyenleri içerisinde charlie patton ya da skip james gibi ondan çok daha önemli isimler olmasına rağmen johnson&#8217;un önemi; kişiliği ve yaptığı müzikle erken bir rocker olmasından kaynaklanmaktadır. bluesdan rock&#8217;a geçişteki bir diğer önemli olay ise elektirikli gitarın blues&#8217;da kullanılmaya başlamasıdır.</p>
<p>elektirikli gitarı ilk kullanan blues müzisyeni t. bone walker&#8217;dır. kendine has tekniğiyle, kendinden sonraki b.b. king, freddy king, buddy guy gibi gitar sihirbazlarını etkilemeyi başaran walker&#8217;da rock&#8217;a geçişte çok önemli bir rol üstlenmiştir. 1943-51 yılları arasında güneyden kuzeye yapılan göçler esnasında piyanoyla nefeslilerle tanışan delta blues icracıları rock&#8217;n roll&#8217;a geçişteki son müzik türü olan r&amp;b&#8217;u oluştururlar.</p>
<p>bu müzik türü, genel olarak bütün siyah müzik sitillerinin karışımından, blues armonik yapısı ve formülü oluşmuştur. başlangıçta sadece siyahların radyo istasyonlarında ve sokaklarda yaşayan r&amp;b, orta sınıf beyaz gençlerin bu müziği alışkanlık haline getirmesiyle birlikte popüler hale gelir. gün geçtikçe artan talepler, yayınlanan r&amp;b plaklarının sayısının artmasına ve 25 mayıs 1949&#8242;da billboard müzik dergisi listelerinde r&amp;b adında yeni bir başlık açılmasına yol açar.</p>
<p>1953 yılında chords grubunun sh-boom adlı parçaları r&amp;b listelerine sığmayarak, popüler müzik listelerine geçer ve &#8220;1&#8243; numaraya kadar yükselir. 1954-55 yıllarında aynı müziği beyazlar icra edince bunun adını rock&#8217;n roll koyarlar. &#8220;ünlü rock&#8217;n roll piyanisti fats domino &#8216;biz rock&#8217;n roll&#8217;a 15 yıl öncesine kadar new orleans&#8217;da r&amp;b derdik&#8221; demiştir.</p>
<p>rock&#8217;n roll, gençler arasında o kadar rağbet görür ki, hem endüstriye karşı en radikal çıkışların kaynağı, hem de müzik endüstrisinin en yağlı geçim kaynağı konumuna gelir. rock&#8217;n roll&#8217;un r&amp;b&#8217;den farklılaşıp kendine özgü bir müzik türü halini almasını sağlayan en önemli kişiler elvis presley ve chuck berry&#8217;dir.</p>
<p>rock&#8217;n roll&#8217;un büyük kralı evis presley r&amp;b&#8217;yle, country ve hillbilly müziklerini çok iyi kaynaştırmıştır. chuck berry ise kendinden önceki gitarcıların tekniklerini sentezleyerek rock&#8217;n roll&#8217;un ilk gitar kahramanı olmuştur. zaten ikisinin de asıl şöhretleri bu birleştirici güçlerinden ve kendilerinden sonraki bütün rock müzisyenlerini etkilemelerinden gelmiştir. fakat endüstri rock&#8217;n roll&#8217;u çok çabuk yutmuştur.</p>
<p>araştırmacıların çoğu 1950&#8242;lerin sonunun rock&#8217;n rollmüziğinin de sonu olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır. 1950&#8242;lerin sonunda en ünlü rock&#8217;n roll müzisyenlerinden olan elvis presley askerde, buddy holly ölmüş, chuck berry ise hapistedir. 1959-63 yılları arasında rock müziğinde bir boşluk yaşanmış olarak düşünülebilir. fakat, işte tam bu yıllarda sonradan &#8220;60 gençliğinin lideri&#8221; ünvanını alan bir müzisyen, bob dylan ortaya çıkar.</p>
<p>dylan&#8217;ın ilk üç albümündeki müzikler ne folk müziği ne de rock&#8217;n roll müziği içerisinde tanımlanmıştır. dylan, şarkılarında siyah düşmanlığının inatla sürmesinden, savaşın anlamsızlığından, sevginin öneminden, dünyanın güzelliklerinin hızla yitip gitmesinden bahsetmiştir.</p>
<p>amerika&#8217;da gerçekleşen bu müzikal gelişimler bütün dünya gençliğini, ama en çok ingiliz gençliğini etkilemiştir. çocukluklarından beri rock&#8217;n roll müziğiyle büyüyen ingiliz gençleri arasından birçok müzisyen çıkmış; bunlar beatles, rolling stones, animals gibi ilk rock topluluklarını kurmuşlardır. bu gruplar, ilk zamanlarda amerikan müziğinin alt türlerinden etkilenmişler, fakat kısa bir süre sonra kendilerine özgü yapıları ortaya koyarak gerçek anlamda rock müziği yapmışlardır. bu gruplardan ilk piyasaya çıkanı beatles, kuruluşundan bir iki sene sonra, ilk albümlerindeki blues, boogie, gospel şarkı ailelerinin parçalarını kopya etmekten ve rock&#8217;n roll&#8217;a yakın parçalar yapmaktan yavaş yavaş vazgeçmeye başlamıştır.</p>
<p>en son olarak rock&#8217;n roll şarkılarını kullanmayı 1965 yılındaki help albümünde yer verdikleri larry williams&#8217;a ait &#8220;dizzy miss lizzy&#8221; parçasının uyarlamasıyla sona erdirmişlerdir. aralık 1965&#8242;de &#8220;rubber soul&#8221; albümünü yayınladıklarında tamamen özgün yapıya geçiş böylece tamamlanmış olur. işte bu gelişmelerin ardından rock&#8217;ın engellenemez yükselişi de başlamış olur.</p>
<p>eric clapton&#8217;ın içinde bulunduğu gruplar, özellikle cream çok büyük başarılara imza atar. beatles çılgınlığı durulur gibi olurken sahneye eric clapton adıyla dünyanın en iyi gitar virtüözlerinden biri çıkar. artık devir ingiltere duvarlarının &#8220;clapton is god&#8221;(clapton tanrıdır) yazılarıyla dolmasının devridir.</p>
<p>1960&#8242;ların sonu, dünyada gençlik hareketleri olarak nitelendirebileceğimiz bir başkaldırının en üst düzeye eriştiği yıllardır. gitgide büyüyen nükleer savaş tehdidi, amerika&#8217;nın vietnam&#8217;ı acımasızca savaşa sürüklemesi, birçok vietnamlı&#8217;nın ve amerikalı&#8217;nın bu savaşta ölmesi çarkları harekete geçirmiş, çiçek gücü hareketi böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır. artık rock müziğin konusu ağırlıklı olarak dünya sorunları ve çözüm yollarını da içermektedir.</p>
<p>ünlü &#8220;savaşma seviş&#8221; sloganı bu hareketin bir ürünüdür. çiçek gücünüoluşturanların çoğunluğu orta sınıf beyaz gençlerdir. bu insanlar &#8220;hippi&#8221; olarak adlandırılmışlardır. genel olarak o devirlerde bu hareket neredeyse bütün rock gruplarından destek almıştır. bu yıllarda doğu dinlerine olan ilgi de artmış, hatta beatles elemanları hindistan&#8217;a tanınmış hindu hoca maharishi yogi&#8217;yi ziyarete gitmişlerdir.</p>
<p>rock&#8217;taki bu doğu modasıyla birlikte müzisyenlerin vedinleyicilerin uyuşturucuya olan ilgileri de bir anda artmış veözellikle lsd, henüz yasaklanmadığından asprin kadar çok kullanılır hale gelmiştir.fakat çok kısa bir süre içinde çiçek çocuk olmak da bir &#8220;moda&#8221; haline getirilir vehareket neredeyse hiç bir sonuca ulaşamadan son bulur.üstelik hippilerin bazıları zaman geçtikçe kaba tabiriyle tam bir düzen adamı,düzenin savunucusu olurlar. bunlara en iyi örnek a.b.d. başkanı bill clinton&#8217;dır.</p>
<p>bu dönemlerde çiçek gücü hareketinden etkilenip, vietnam&#8217;a gitmeyi reddeden clınton,şimdilerde irak&#8217;a bombalar yağdıran bir ülkenin devlet başkanı sıfatını taşımaktadır. 1960-70&#8242;ler rock tarihi açısından çok çeşitli ve önemli grupları içinde barındırmıştır. beatles, the animals, the doors, rolling stones, the who gibi gruplar hep bu tarihlerde çıkmışlardır.</p>
<p>65-70 arasında kurulan pink floyd, deep purple, led zeppelin, yes gibi gruplar da artık mega rock gruplarıdır. bu gruplar sayesinde rock, hiç olmadığı kadar popüler olup, ciddiye alınmaya başlanmıştır. rock müzisyenleri kendilerini klasik müzik icracıları gibi görmeleri de bu döneme rastlar. o zamanların en ateşli tartışması rock&#8217;ın bir sanat müziği olup olmadığıdır.</p>
<p>70&#8242;lerin ikinci yarısına gelindiğinde rock artık plak satışları ve konser gelirleriyle müzşk endüstrisinin en iyi geçim kaynağını oluşturmaktadır. rock müzisyenleri milyonlarca dolarlık elektronik aletlere sahiptiler ve hepsi çok zengin olmuşlardı. bu mega rock grupları ne yaparsa yapsın sattığından dolayı plak şirketleri yenilere hiç şans tanımamakta veya tanısalar bile müziklerini onlar gibi yapma şartı koymuşlardır. işte punk rock tam bu sıralarda kendini gösterir.</p>
<p>punk da diğer hiçbir rock türünde görülmeyen şiddet, kargaşa ve kaos vardır. punk, rock&#8217;ın karanlık kanadını gözler önüne sermiştir. 60&#8242;lı yıllarda newyork&#8217;un garaj gruplarından çıkan velvet underground punk&#8217;ın ilk tohumlarını atan grup olarak gösterilebilir. ancak bu görüşü ilk punk topluluklarından biri olan sex pistols kabul etmeyerek tepki göstermiştir.</p>
<p>punk&#8217;ta kesinlikle kalite ve hoşa gitme kaygısı yoktur. punkçılar 1960-70&#8242;lerdeki rock müziğine ve tabii ki rockçılarada lanet okurlar; çünkü onlara göre rock artık para, şan, şöhret aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 70&#8242;li yılların uzun ve karışık soloları ile dolu parçaları yerine kısa ve özentidiz çalıp söylerler. hatta sex pistols o kadar basit ve ilkel çalar ki, izleyenler ister istemez &#8220;bunu ben de çalabilirim&#8221; gibi bir kanıya kapılır. böylece ingiltere de bir çok punk grubu doğmaya başlamıştır.</p>
<p>endüstrinin en büyük düşmanı olmasına rağmen punk çılgınlığı da diğer bütün rock çılgınlıkları gibi kısa sürede endüstri tarafından yutulup &#8220;moda&#8221; haline getirilmiştir. punk giysileri en lüks mağazaların vitrinlerinde birbiri ardına boy gösterir olmuştur. 80&#8242;lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir heavy metal patlaması yaşanır. bence heavy metal müziğini anlatan en iyi sözcük &#8220;kargaşa&#8221; dır.</p>
<p>bütün heavy metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. bu müzik türünün içinde komünizm,faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. heavy metal bu çok renkliliği sayesinde bir çok alt dallara ayrılmıştır. fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. kimi devlete kimi siyahlara kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder. 90&#8242;lara gelindiğinde beklenen yeni rock anlayışı amerka&#8217;nın seatle adlı kentinden gelir.</p>
<p><span id="rock_muzik">http://www.matrock.net/portal/rock-muzik.php</span></p>
<p><span id="rock_muzik"></span></p>
<p>bu kentte kurulan garaj gruplarının önce amerikaya sonra bütün dünya ya açılması ile birlikte bir &#8220;grunge&#8221; çılgınlığı yaşanır. hele nirvana&#8217;nın nevermind albümü bu yeni, alternatif rock&#8217; bütün dünya ya kabul ettirir. bugün pearl jam, soundgarden, faith no more,red hot chilli peppers, therapy gibi gruplar sayesinde rock tekrar bir canlanma içerisine girmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/turler/rock-muzik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Piiz Biyografisi</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/piiz-biyografisi/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/piiz-biyografisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Nov 2007 15:15:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yerli]]></category>

		<category><![CDATA[Piiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/piiz-biyografisi/</guid>
		<description><![CDATA[Piiz Biyografisi Ve Grup hakk?nda yap?lan yorumlar.
Biyografiye Gitmek ?穮 A?a??daki Linke T?klay?n?z&#8230;
http://www.matrock.net/portal/piiz-vt182.html Piiz
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Piiz Biyografisi Ve Grup hakk?nda yap?lan yorumlar.</p>
<p>Biyografiye Gitmek ?穮 A?a??daki Linke T?klay?n?z&#8230;</p>
<p><a href="http://www.matrock.net/portal/piiz-vt182.html">http://www.matrock.net/portal/piiz-vt182.html</a> Piiz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/piiz-biyografisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FatStar Biyografisi</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/fatstar-biyografisi/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/fatstar-biyografisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Nov 2007 15:15:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yerli]]></category>

		<category><![CDATA[FatStar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/fatstar-biyografisi/</guid>
		<description><![CDATA[FatStar Biyografisi Ve Grup hakkında yapılan yorumlar.
Biyografiye Gitmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız&#8230;
http://www.matrock.net/portal/fatstar-vt183.html
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FatStar Biyografisi Ve Grup hakkında yapılan yorumlar.</p>
<p>Biyografiye Gitmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız&#8230;</p>
<p><a href="http://www.matrock.net/portal/fatstar-vt183.html">http://www.matrock.net/portal/fatstar-vt183.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/fatstar-biyografisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Pin-up Biyografisi</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/pin-up-biyografisi/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/pin-up-biyografisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Nov 2007 15:14:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yerli]]></category>

		<category><![CDATA[Pin-up]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/pin-up-biyografisi/</guid>
		<description><![CDATA[Pin-up Biyografisi Ve Grup hakkında yapılan yorumlar.
Biyografiye Gitmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız&#8230;
http://www.matrock.net/portal/pin-up-vt191.html
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pin-up Biyografisi Ve Grup hakkında yapılan yorumlar.</p>
<p>Biyografiye Gitmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız&#8230;</p>
<p><a href="http://www.matrock.net/portal/pin-up-vt191.html">http://www.matrock.net/portal/pin-up-vt191.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/pin-up-biyografisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dedlam Biyografisi</title>
		<link>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/dedlam-biyografisi/</link>
		<comments>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/dedlam-biyografisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Nov 2007 15:14:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yerli]]></category>

		<category><![CDATA[Dedlam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/dedlam-biyografisi/</guid>
		<description><![CDATA[Dedlam Biyografisi Ve Grup hakkında yapılan yorumlar.
Biyografiye Gitmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız&#8230;
http://www.matrock.net/portal/dedlam-vt207.html
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dedlam Biyografisi Ve Grup hakkında yapılan yorumlar.</p>
<p>Biyografiye Gitmek İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız&#8230;</p>
<p><a href="http://www.matrock.net/portal/dedlam-vt207.html">http://www.matrock.net/portal/dedlam-vt207.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metalfuns.com/biyografi/yerli/dedlam-biyografisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
